Empati

Hayat ne kadar tuaf değil mi? Nasıl da böbürlenerek yürüyoruz yer yüzünde üç beş tane gökdelen dikip sanki sıra dağlar yaratmış gibi… Hepimizin imanı olmasa da hayatımızın ana parçası olmamış mı para pul. Kaçımız başkalarının üzüntüsü ile üzülüyor ya da dertleriyle dertlenerek sabahlara kadar uykusuz kalıyor? Bu soruları hiç soruyor muyuz kendi kendimize?

Aşağıda 2 tane resim göreceksiniz. Bu resimleri siz benden çok daha iyi biliyorsunuz. Eminim bu yazıyı okuyanlar benden çok daha fazla internette geziyordur. Öncelikle şunu diyebilirim ki aşağıdaki bu resimlere bakıpta yüreğinden birşey kopmayan , gözünden yaş akmayan adamın önce insanlığından sonra imanından şüphe etmelidir. Belkide bu yazdığım yazıdaki su getirmez tek gerçek bu budur.

aylanumran

Aşağıdaki hadiste de Peygamberimiz (S.A.V) bize göz yaşının önemini şöyle belirtiyor;

“Allah katında hiçbir şey, iki damla ve iki izden daha sevimli değildir: Allah korkusuyla akıtılan gözyaşı damlası ve Allah yolunda dökülen kan damlası. İki iz ise,
Allah yolunda çarpışırken alınan yara izi ve Allah’ın emrettiği farzlardan birini yerine getirmekten kalan kulluk izidir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd 26)

Yukarıdaki resimler size ne anlatıyor? İki tane küçük çocuk hatta bebek, biri ölmüş diğeri ise savaşın tüm sıcaklığını bedenin de hissetmenin şoku üstünde öylesine duruyor. Özellikle enkaz altından çıkan bebeğin hareketleri iki yaşımdaki kızımın hareketlerine çok benziyor. Empati bir insanın yapması gereken en önemli şeylerden biridir. O an kendi kızımı düşündüm orada o halde. Elleri, kafası , ayakları her yerleri kan içinde… Allah’ım şeytanların zulmlarından sana sığınırım. İşte o an dünyalar başıma yıkıldı.O bebeğe geri dönelim, o sadece bir bebek. Hiçbir şey den haberi yok. Nereden bilecek ülkesindeki bir psikopatın kendi ülkesini yıkıp yaktığını…
Nerden bilecek vuranında Allahu Ekber, öleninde Allahu Ekber diyeceğini… Bu nasıl bir virüstür ki ümmet birbirini kesiyor ve bu zillete düşüyor. Bence bu soruları birbirimeze sormadan önce herkes kendi kafasında çözümlerini bulması gerekiyor.

Şunu unutmayalım ki bizim bu sorunlarımızın çözümünü asla islam ümmeti dışından beklemeyelim. Hiçbir zaman iyiliğimizi istemediler ve hiçbir zamanda istemeyecekler.
Rabbim Bakara Suresi 11. Ayette meseleyi ne güzel açıklıyor. Hamd sahibi yanlızca Allahtır, onun şanı ne yücedir, “Kendilerine: ‘Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın’ dendiği zaman, ‘Bizler sadece ıslah edicileriz’ derler.” Onların yapacağı sadece fesat çıkarmaktır. O yüzden her çoban kendi sürüsünden meshuldür.

Burada şunu demeden geçemeyeceğim. Yazımın ortasında o bebeği kızıma benzetmiştim. İnsan ister istemez düşünüyor benim kızımın başına böyle birşey gelir mi diye. Ne
yazık ki 15 Temmuzda ki şeref yoksunu FETO cuların yaptıklarından sonra kızım içinde aynı endişelere sahibim. Ne mutlu ki bize, asil milletimiz tarihinin verdiği şeref ve güçle ölümü bile korkutacak bir cesaretle bu hadsizlere gerekeni bildirmiştir. Allah hepimiziden razı olsun.

mzk 19.08.2016

Hüzün

Hüzün

Bir işi yapmak isteyipte yapamamak
Yani , ağlamak isteyipte ağlayamamak
Herşey zamanla yok olur
Benim duygularımda öyle
O zamanki nelere acımadı
Ne devleri yıktı neleri yok etti
Benim göz yaşlarım neye yarar
İçimdeki yangını söndürmekdikçe
O yangın ki beni kavurdu durdu
O beni benden çaldı
Şimdi otur ağla başka işin mi var
Şu üç günlük dünyada
Göz yaşından ötesi mi var
Anlamıyorsun değilmi içimdeki duyguyu
Soruyorsun kendine aşık mı bu çocuk
Aşk ki geçmiş ondan ölene kadar
Onun tek derdi yaşamak sonuna kadar
Zaman kederli yaktı yıktı beni
Çöl güneşinden kavurdu durdu beni
Beni benden çaldı başkası yaptı
Ben bile anlamıyorum bu kederli kalbi….

Mehmet Zeki KIR
05.12.2001

Anlayacağını Anlatmak

Zor iştir yazı yazmak. Hele birde anladığını karşı tarafa anlatmak. Kelimeler birer hedefe atılmış ok gibidir. Kimi zaman çok yaralar. Sen yaralamak istemesende.

İstediğin kadar uğraş, anlat ne fayda. Senin anlattıkların ancak karşındakinin anlayacağı kadar değil midir? İşte bütün mesele bunu anlamakta ve bunun doğrultusunda konuşmakta.

Hayat çok kısa, her ne kadar sekiz yaşında bir çocuğa uzun gözüksede. O kadar çabuk geçiyor ki zaman sen anlamadan.

İşte bütün mesele bu kısa sürede çok iş başarmak. Yani tamam da ne başarmak. Eminim bu yazıyı okuyan bir insan kendi kendine diyordur, bu adam ne sayıklıyor diye.

Aslında bütün mesele yazının başında dediğim gibi ne kadar uğraşırsam uğraşayım senin anlayacağın kadardır benim anlattıklarım… Mehmet Zeki KIR 20.06.2016